Federasyon Amblemi
Birleşik Kafkas Dernekleri Federasyonu Anasayfa Federasyon İletişim
 

01.05.2005

   
   
 

Birleşik Kafkas Dernekleri Federasyonu'nun 21 Mayıs 1864 Sürgünü ve KAFKAS SOYKIRIMI ile ilgili olarak yaptığı girişimler ve TBMM'deki Kafkasya meselelerine ilgili milletvekilleri ile çeşitli komisyonlara ve Avrupa Komisyonu üyelerine de gönderilen bilgi ve belgeler:

Sayın…..

141 yıl önce Rusya’nın Kafkasya’da askeri hakimiyeti tesis etmesinden sonra 21 Mayıs zafer günü olarak kutlanmaya başlandı. Kafkasya’da yaratılan sürgün şartlarının sonucunda göçe zorlanan 1,5 Milyon insanın yarısına yakını çeşitli sebeplerle hayatını kaybetti. Üzerinde Kafkasyalıların yaşadığı bir coğrafyada mutlak hakimiyet sağlayamayacağını çok iyi değerlendiren Rusya yetkilileri çeşitli bahanelerle Kafkas halklarını yok etmek için soykırım planlarını zaman zaman uygulamaya koymaktadır.

Bu cümleden olarak:

21 Mayıs 1864 sürgününde 1,5 milyon kişi yurdundan sürülmüş ve bunun yarısına yakını hastalık, açlık ve kötü yaşam şartlarından hayatını kaybetmiştir.

3 Kasım 1943 sürgününde 120,000 Karaçay-Balkar Kazakistan ve Kırgız step ve bozkırlarına sürülmüş ve 50,000 kişi hayatını kaybetmiştir.

23 Şubat 1944 tarihinde 700,000 Çeçen-İnguş yurtlarından edilmiş ve bunlardan 200,000’i Çeçenistan’a geri dönebilmiştir.

Kırım Tatarlarının 18.asırda başlayan sürgün ve soykırımı daha o yıllarda 1.5 milyon kişinin yurdundan edilmesine sürgün, açlık ve hastalık nedeniyle bir çoğunun ölümüne sebep olmuştur. Soykırım uygulamaları devam etmiş 18 Mayıs 1944 tarihinde 423100 kişi bir gecede Sibirya steplerine sürülmüş bunların 200.000’i yolculuk sırasında ölmüştür. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen 1990 yılında 260.000 kişi Kırıma dönebilmiştir. Tatarlar vatanlarında %10 azınlık durumuna düşmüştür. Bu uygulamalar yıllarca dünya kamuoyunun bilgisinden gizlenmiştir.

Eğer bu yapılanlar insanlığa karşı işlenmiş bir soykırım suçu değilse neden yıllarca insanlık aleminin bilgisinden saklanmıştır? Bu yetmiyormuş gibi 10 yıldır Çeçenistan’da uygulanan insanlık dışı uygulamalarla 250,000 den fazla insan hayatını kaybetmiştir. Bunun 100,000’e yakını çocuktur. Bir neslin geleceği yok edilmiştir. Bunun adı hiç tartışmasız soykırım-JENOSİT’tir.

Eski Dünya’dan Amerika’ya göçenlerin yerlilere uyguladığı, Fransa’nın Cezayir’de işlediği soykırım suçları ve Rusya’nın dönem dönem uyguladığı bu suçlar dünyanın gündeminden düşmüş görünüyor. Ama olup olmadığı kesinleşmemiş Ermeni soykırımı, güçlü Ermeni Lobisi sayesinde, bu suçu işlemiş bir çok ülke tarafından, kendi ayıplarını unutturmak istercesine tekrar tekrar Türkiye’nin önüne utanıp sıkılmadan getirilmeye devam ediliyor.

Yahudi soykırımının gizli kalmış bir çok yönü zaman zaman kamu oyunda soru işaretleri yaratsa da tescil edilmiş olduğu için İsrail Yahudileri insanlığa misilleme yaparcasına Filistin’de ayni suçu işlemeye devam ediyor.  

Bunlar söz konusu soykırım suçlarının herkesin gözü önünde işlenenleri.

Kafkasyalılar ile onların dostu olduğunu söyleyenler, asırlardır Kafkasya’da süren soykırımı dünyanın gündemine getirmekte biraz geç kaldılar.

Kafkasya’dan sürülen 1,5 Milyon insanın yarısının yok olmasına neden olan büyük sürgünün yıldönümü olan 21 Mayıs Tarihini SÜRGÜN ve SOYKIRIM GÜNÜ olarak ilan edip bunu bütün dünyaya anlatmalıyız.

TBMM’nin T.C vatandaşlarının hissiyatını dikkate alması, onların düşünce ve duygularının yanında, tarihi gerçekleri de dile getirmesi ve ayni zamanda tüm insanlığa örnek bir davranış sergilemesi açısından, soykırım suçlarında zaman aşımı faktörünün dikkate alınmayacağı ilkesinden hareketle Cezayir’de, Amerika’da, Avrupa’da, Filistin’de ve KAFKASYA’da uygulanan soykırım suçlarının lanetlenmesi istikametinde bir karara varması, Meclisin saygınlığına yaraşır bir davranış olacaktır.

Olup olmadığı kesinlik kazanmamış bir olayla ilgili olarak, Fransız, Amerikan ve diğer Avrupa ülkeleri parlamentolarının diline doladığı sözde Ermeni soykırımına ilişkin ulu orta kararların alındığı şu dönemde, canlı uygulaması ile Kafkasya’da halen devam eden ve 17. asırdan beri Rusya’nın uyguladığı soykırım planlarını görmezden gelmek de suça iştirak sayılır. Bu nedenle tepkisiz kalmamalıyız.

Sayın,

- TBMM Başkanı,

- TBMM, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı,

- TBMM, Dışişleri Komisyonu Başkanı,

- TBMM, Adalet Komisyonu Başkanı,

ve Sayın Milletvekilleri,

Düşüncelerimizi paylaştığınızı, ancak; uygun bir konjonktür yakalandığında bunu Dünya kamu oyunun gündemine taşımak için bir siyasi iradeye sahip olduğunuza inanmak istiyoruz.

Saygılarımızla.

Av.Enver KAPLAN
Birleşik Kafkas Dernekleri Federasyonu
Genel Başkanı