|
Kimin kimi kullandığı belli olmayan
Milliyet Gazetesi ile KONDA araştırma ve danışmanlık şirketi
işbirliği ile ortaya çıkan bir araştırmanın sonuçları üzerinde
durmak istiyoruz.
1- Kuzey Kafkasya’dan 1850’li
yıllardan itibaren başlayıp 20. asır başlarına kadar süren 1864
yılında yoğun olmak üzere büyük bir göç yaşanmıştır. Büyük bir
bölümü Osmanlı İmparatorluğu’nun hükümran olduğu bölgeye yapılan
göçler, özellikle kuzey batı Kafkasya’nın boşalmasına neden
olmuştur.
2- Değişik kaynaklara göre göç
yoluyla Osmanlı Hükümranlık alanına gelmek için yola çıkan Kuzey
Kafkasya kökenli insan sayısı 2.500.000 dolaylarındadır. Bu göçün
büyük bir bölümü başta Anadolu olmak üzere Suriye, Ürdün, Balkanlar
Bölgesine olmuştur.
3- Kuzey Kafkasyanın yerleşik
halklarının Anadoluya göç edenlerinin tümüne (Adige, Abaza, Asetin,
Çeçen, Dağıstanlılar ve Karaçaylar da dahil) Türkiye’de Çerkes
denmektedir. Ayrı diller konuşan ancak, tarih, coğrafya, ortak
kültür ve ortak bir kaderi paylaşan bu Kuzey Kafkasya halkları,
Anadoluya geldikleri zaman Anadolunun nüfusu 8 milyon civarında idi.
Aynı tarihlerde Kırım-Balkanlar ve Kuzey Kafkasya’dan gelen
halklarla birlikte nüfus 13 milyona çıkmıştır. Bu göçler sırasında
gayri müsait şartlarda yapılan yolculuklar, açlık, hastalık, vs.
gibi sebeplerle verilen zaiyat da dikkate alınarak yapılacak bir
değerlendirmede Anadoluya asgari 1.500.000 kişinin geldiği
değerlendirilmektedir.
Bu değerlendirmeleri Konda’nın
bilimsellikten uzak “arsa birim fiyatlarına” dayanarak ulaştığı
rakamlar gibi afaki değildir. Bilimsel verilere, tarihi gerçeklere
ve bizzat yapılan bölge araştırmalarına dayanmaktadır. Bu gibi
çalışmaların sonuçlarına göre Anadoludaki çerkes nüfusun asgari 6
milyon civarında olması lazım gelir. Gerek Osmanlı döneminde gerekse
Türk İstiklal Savaşında ve takip eden dönemde Modern Türkiye
Cumhuriyeti’nin kuruluşunda etkin bir rol oynamış bir toplum olarak
Kuzey Kafkasya kökenli bir nüfusun (Gürcüler dahil – ki onlar Güney
Kafkasyalı bir halktır.) 210.000 kişi olarak gösterilmesi gülünç ve
gerçek dışıdır.
Sonuç olarak; söz konusu Konda
araştırması, gerçeği yansıtmadığı gibi; bu toprakları vatan bilmiş,
uğrunda şehitler vermiş, kendisine has kültür, sanat ve sosyal
yaşamındaki zenginlikleriyle ülkenin, sosyo-ekonomik, politik, sosyo-kültürel
ve idari yapısında geniş ölçüde yer alıp katkıda bulunan bir toplumu
yok sayarak derinden yaralamıştır.
Kamuoyunun Bilgisine Sunulur.
Birleşik Kafkas Dernekleri Federasyonu
|