|
"21-27 MAYIS SOYKIRIM HAFTASI" "KUZEY
KAFKASYA' daki SOYKIRIM DÜNYACA TANINMALIDIR!
Geçmişteki uygulamaları ile 1 milyondan
fazla Kuzey Kafkasyalının yaşamını yitirmesine ve Kafkasya’yı
Kafkasyalılardan temizlemeyi amaçlayan soykırım planları ile
insanlık suçu işlemeyi adet haline getirmiş olan Rusya’nın
uygulamalarına artık "DUR!" denilmelidir.
21 Mayıs 1864’te 1,5 milyon insanın sürgün
edilerek yarısına yakınının hastalık, açlık ve insanlık dışı
uygulamalarla ölümüne,
3 Kasım 1943’te 80.000 Karaçay’ın
sürülerek Kazak ve Kırgız steplerinde 40.000 kişinin ölümüne,
23 Şubat 1944’te 700.000 Çeçen’in
Sibirya’ya sürülmesi sonucu 500.000 Çeçen’in yok olmasına neden olan
ve 8 Mart 1944 tarihinde 40.000 Balkar’ın sürülmesiyle Kafkasya’da
yaşanan insanlık dramı günümüzde de devam etmektedir. Son 10 yıldır
100.000’i çocuk olmak üzere 250.000 Çeçen’in katledilişine bir o
kadarının da yurdundan kovulmasına neden olan soykırım suçu
işlenilmeye devam edilmektedir.
Rusya’nın Çeçenistan’a ikinci saldırısı
son beş yıldır devam etmektedir. 150 milyonluk dev bir ülkenin 1,5
milyonluk küçük bir ülkeye sürekli olarak askeri saldırı düzenlemesi
uluslar arası hukuka tümü ile ters düşmektedir. Bir büyük ülkenin
kendisinin yüzde biri oranındaki küçük bir ülkenin halkını ezmesi
hiçbir yönü ile açıklanamayacak vahim bir olaydır. Çeçenler’in on
yıldır sürdürdükleri bağımsız yaşama direnişi, yüzyılların
emperyalist gücü olan Rusya tarafından ezilmektedir. Rus ordusu
uluslar arası savaş hukukuna aykırı biçimde yalnızca silahlı Çeçen
birlikleri ile savaşmamakta, aynı zamanda sivil halkı hedef alarak,
üstün silah gücüyle bir avuç Çeçen insanını yok etmeye çaba
göstermektedir. Bu tam anlamı ile bir soykırımdır. Hiçbir günahı
olmayan Çeçenistan’ın sivil halkı, Rus tanklarının ve bombalarının
hedefi durumuna getirilmişlerdir. Uluslararası kamuoyu Yahudi ya da
Ermeni soykırımı ile uğraşırken, 21. yüzyılın başlarında bir küçük
ulusun yok edilişini görmezden gelebilmektedir.
Birleşmiş Milletlerin kuruluşunun hemen
ertesinde kabul edilen, 1948 tarihli “Soykırım Suçunun Önlenmesi ve
Cezalandırılması Sözleşmesi” hükümleri gereğince Rusya’nın Kafkas
halkalarına karşı yürüttüğü tek yanlı katliam tam bir soykırım
suçudur. Burada ulusal ve etnik bir topluluğun tümü ile yok edilmesi
amaçlanmaktadır. Rusya’nın Kuzey Kafkasya’da üç yüz yıldır
sürdürdüğü emperyalist baskı politikası günümüzde soykırım biçiminde
devam etmekte; başta Çeçenler olmak üzere tüm Kuzey Kafkasya
halklarını hedef almaktadır. Birleşmiş Milletlerin adı geçen
Soykırım Sözleşmesi’ne göre, bu suçu işleyenler cezalandırılmalıdır.
Bir ulusu ya da etnik bir topluluğu kısmen ya da tümü ile yok etmek
üzere sistemli biçimde yürütülen eylemler bir insanlık suçu olan
soykırım suçunu meydana getirmekte ve cezalandırılmaktadır.
Birleşmiş Milletler tarafından 1968
yılında yayınlanmış olan ve tüm üye ülkelerce kabul edilmiş Savaş ve
İnsanlık Suçlarının zaman aşımına uğramayacağına dair sözleşmesinin
hükümleri de, bir insanlık suçu olan soykırımın mutlaka
cezalandırılmasını zorunlu kılmaktadır. Rusya’nın önceki
uygulamalarını da dikkate alarak son 5 yıl içinde Rus ordularının
zavallı ve yoksul bir durumda olan Çeçen halkının sistematik biçimde
yok edilmesi tarihi süreç içinde açık bir soykırım olarak ilan
edilmelidir. Bu uluslararası hukukun gereğidir. Kafkas Soykırımının
önce kabul edilmesi ve daha sonra ilan edilmesi ile yeni bir süreç
başlatılmalı ve Rusya’ya karşı cezalandırıcı hukuk mekanizmaları
çalıştırılmalıdır. Soykırım kararının gereği olarak, çeşitli
yaptırımların ve tazminatların gündeme getirilmesi, Kafkasya’daki
soykırım ile yaralanmış olan uluslararası hukuk vicdanının
onarılması açısından yararlı olacaktır.
Kuzey Kafkasya halklarının bağımsızlığına
öncülük eden Çeçenlerin daha fazla soykırıma uğramalarını önlemek
için tüm büyük devletlerin ve uluslar arası kuruluşların Kafkasya’da
uygulanan soykırımı tanımaları ve karşı çıkmaları gerekmektedir.
Soykırım denince yalnızca Yahudiler veya Ermenileri hatırlayan tüm
batılı ülkelerin artık Kafkas Halklarını da göz önüne almalarında
uluslar arası hukuk açısından yarar vardır. Soykırım bir insanlık
suçudur, Müslüman’ı ya da Hıristiyan’ı ayrı tutmamak gerekir. Tüm
insanlara ya da topluluklara yönelik katliam veya yok etme
girişimleri soykırım olarak kabul edilmelidir. Bu doğrultuda, 300
yıldır Kafkasya’da yapılan da bir SOYKIRIM SUÇUDUR. İnsanlık
vicdanının onarılabilmesi için bu soykırıma bir an önce dur
denilmelidir.
Bu nedenle 21-27 Mayıs tarihini Kafkas
Soykırımı Haftası olarak bütün dünyaya deklare ediyoruz.
BİRLEŞİK KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONU
|