|
Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra
ortaya çıkan küreselleşme sürecinde, yeni bir dünya düzeni
oluşturabilmek için dış yönlendirmelerin giderek arttığı
görülmektedir.
İnsanlık küresel bir düzene yönelirken
yirminci yüzyılın başlarında ortaya çıkan etnik sorun yeniden
canlanmıştır.
İmparatorluklar yıkılırken gündeme
getirilen etnik parçalanma olgusu şimdilerde ulus devletlerin
dağılması aşamasında yeniden canlandırılmaya çalışılmaktadır.
Avrupa Birliği süreci içerisinde Kopenhag Kriterleri ve azınlık
hakları ile güncelleştirilen etnik sorunlar, küreselleşme
açısından da öne çıkarılmaktadır. Türkiye her iki sürecin
içerisinde yeniden etnik sorunların tartışıldığı bir ülke
konumuna sürüklenmeye çalışılmaktadır.
Bir imparatorluğun mirasçısı olarak
kurulan Türkiye Cumhuriyeti, geniş İmparatorluk topraklarından
geri kalan onlarca etnik ve kültürel kökenden gelen insanları
bir arada tutan bir siyasal yapıyı gerçekleştirmiştir. Ulusal
Kurtuluş Savaşından sonra oluşan milli bütünlük içerisinde yer
alan çeşitli topluluklar daha sonraki yıllarda Atatürk’ün
uyguladığı politikalarla geliştirilen bir uluslaşma süreci
içerisinde imtiyazsız ve sınıfsız kaynaşmış bir kitle olarak
belirli bir hedefe doğru yönlendirilmişler. Yirminci yüzyılın
ulus devletler çağı olması gerçeği karşısında, Avrupa’dan gelen
bu devlet modeli çerçevesinde Anadolu’da, Rumeli ve Kafkasya’dan
gelmiş çeşitli topluluklar, Türkiye Cumhuriyeti ulus devletinin
çatısı altında bir araya getirilmiş, seksen yıllık Cumhuriyet
tarihi içerisinde etnik ve kültürel topluluklar arasında bir
uyum modeli geliştirilmeye çalışılmıştır.
Bölgemizde giderek tırmanan yeniden
yapılanma girişimleri çerçevesinde etnik sorunların
alevlendirilmek istenmesi Türkiye’nin ulusal birlik ve
bütünlüğünü tehdit etmektedir. BİRLEŞİK KAFKAS DERNEKLERİ
FEDERASYONU, TÜRKİYE’nin ETNİK SORUNLAR ÇIKARTILARAK
KARIŞTIRILMASI SENARYOLARINA KESİNLİKLE KARŞIDIR.
Şimdiye kadar ülkemizin birlik ve
bütünlüğünü savunan bir kuruluş olarak, toplumumuzda istikrar ve
güvenden yana bir tutumun izleyicisi olduk. Birleşik
Kafkas Dernekleri Federasyonu, Türkiye’deki yüze yakın Kafkas
kuruluşunun çoğunluğunun sahip olduğu düşünceleri paylaşan ve
hem Kuzey Kafkasya’daki halkların tümünü hem de Türkiye’deki
Kuzey Kafkasya kökenli vatandaşlarımızın tamamını kucaklayan bir
kuruluş olma amacındadır.
Türkiye’deki Kafkas kökenlilerin sahip
olduğu düşünce;
Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü,
Milli değerlere saygı,
Evrensel insan hakları ve evrensel barış
çerçevesinde Türkiye’deki ve Kuzey Kafkasya’daki insanların
sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınma için sıkı bir dayanışma
içerisinde olmaları noktasında odaklanmaktadır.
Türkiye’de ve tüm dünyada Kuzey
Kafkasyalılar, her zaman barıştan yana olmuşlar; ancak savaşı
kendilerini ve haklarını korumak amacıyla yapmak zorunda
kalmışlardır. Hiçbir zaman ve zeminde, bölücü,
ayrılıkçı, fesat ve kötü niyet içerisinde olmamışlardır.
Kuzey Kafkasya kökenliler, emperyalizme
karşı savaşla kurulan bir ülkenin halkı olarak bilinçli olmak
zorundadırlar.
Birleşik Kafkas Dernekleri Federasyonu,
Devleti ve milleti ile barışık her türlü vatandaşlık hak ve
vecibelerini eksiksiz yerine getiren, evrensel değer ölçüleri
içinde Birleşik Kafkasya ideali ile birlikte, T.C. Devleti’nin
asli unsuru olarak kalmayı savunan bir kuruluş ve Türkiye’deki
Kuzey Kafkasya kökenli vatandaşlarımızın sessiz çoğunluğunun
sesi olmaya devam edecektir.
Birleşik Kafkasya Dernekleri Federasyonu,
her türlü insan haklarının da savunucusudur.
Bu çerçevede ;
Anadilimizi de konuşacağız, öğrenmek
isteyenlere de öğreteceğiz.
Atavatanımız ile daima sıcak ilişki
içerisinde olacağız.
Kültürümüze de sahip çıkıp onu
yaşayacağız.
Ancak; anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti
Devletimizi de en üst seviyeye çıkarmak ve onun gücünün en üst
düzeye getirilmesinin öneminin idraki içinde vatandaşlık
görevlerimizi, bu devlete sahip çıktığını zannedenlerden çok
daha iyi bir şekilde yerine getirmeye devam edeceğiz.
Bunu tüm Kuzey Kafkasya kökenliler 1864
sürgününden bu yana 140 senedir hiç aksatmadan yerine
getirdiler.
93 Harbinde; Balkanlarda, Plevne’de,
Kafkas Cephesi’nde, Birinci Dünya Savaşı’nda, Çanakkale’de en az
birlikte yaşadığımız toplumun fertleri kadar
fedakârlık yaptılar, şehit oldular, gazi oldular. En son
Kurtuluş Savaşı’nda ve sonrasında, T.C. Devleti’nin kuruluşunda
belirleyici unsur olarak rol oynadılar.
Bundan sonra da Kafkas Halklarının mutlu
geleceğinin T.C.Devletimizin yüceltilip güçlendirilmesinden,
birlik ve beraberliğinin sağlanmasından güç alacağının idraki
içinde olacağız.
Birleşik Kafkas Dernekleri Federasyonu ;
Devletimizin ülkesi ve milleti ile
bölünmez bütünlüğü ilkesi etrafında, devleti ile barışık
faaliyetlerini sürdürecektir.
Kesinlikle eminiz ki;
Türkiye’deki Kuzey Kafkasya kökenlilerin;
yani Türkiye’deki yaygın deyişi ile ÇERKES’lerin ezici
çoğunluğunun düşüncesi de bu şekildedir.
Birilerinin çıkıp huzur bozucu, akıl
karıştırıcı, hakkımızda şüphe yaratıcı beyanları ve davranışları
bu toplumdan gerekli cevabı alacaktır.
Av.Enver KAPLAN
Birleşik Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı
|